
Daha maç başlar başlamaz n'oluyoruz dedik ve kalemizde 1 dakikada 2 gol pozisyonu gördük. Tamam ilk şok geçer demeye kalmadan ilk atağımızda harika paslaşmalarla orta sahadan ileri çıkan Emre'yle golü bulduk (daha sonra gene bir atakta Emre'yi pozisyona sokmaları bunun çalışılmış bir organizasyon golü olduğu gösterip değerini arttırıyordu.) ama sorun devam ediyordu. Futbolcular maça konstanre değildi. Maçtan 1 gün önceki antremanda sunni çimin azizliğine kurban giden İlhan Eker'i çok aradık diyebilirim.
Savunma'nın ortasında Bekir ve Bilica'nın uyumsuzluğuna Önder'İn amatörlükleri ve Andre Santos'un oyuna kendini vermeyişi, Cristian'In yokları oynayışı sonucu Young Boys'un garip fuboluna yağ sürüyordu.
Degen'in muhteşem oyununu göz ardı etmemek lazım geçen sene Lille maçlarındaki Hazard etkisi yaptı resmen.
Gol bağıra bağıra geliyorum derken çok basit bir şekilde yediğimiz gole cevabımız Stoch'dan geldi. Önce Gökhan'ı savunmanın arkasına kaçıran Stoch pozisyona devam edip ceza sahası dışından harika bir şut çıkararak belki de turu getien golü attı.
43.dakika da kazım kazımlığını konuşturdu ve takımını 10 kişi bıraktı . bu da yetmezmis gibi maç sonunda ki rahat cevapları eminim bir çok kişinin sinirini bozmuştur. Ben Aykut Hoca'nın Kazım'a daha fazla katlanıcağını düşünmüyorum.
Atlamamak gerekir ki maçın en kritik hamlesi Aykut Hoca'dan geldi. Sol kanattan akın akın gelen degen'i durdurmak için kademeye geç giren ve sarı kartı bulunan Bekir'le Bilica'nın yerini değiştirerek rakibi biraz olsun yavaşlattı.
2.Yarıda 10 kişi kalan Fenerbahçe neredeyse rakibinin üstüne hiç gitmedi. Young Boys'da çabalarının karşılığını 89'da Selçuk'dan aldı. Galatasaray maçında 14.dakika'da oyundan atılan Selçuk bu maçta 'da oyuna girdikten kısa bir süre sonra penaltı yaptırdı. Yorumsuz !
Maçla ilgili olumlu yönde akılda kalanlar: Volkan Demirel'in ve Stoch'Un muhteşem oyunu.
Bir de Ajax'ın evinde Paok'la 1-1 berabere kalması.
Çarşamba Kadıköy'de taraftarıyla buluşucak Fenerbahçe'yi merakla bekliyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder