Dün 3.çeyrek bittiğinde ve bir sezon önce gönderdiğimiz Greer'in son saniye üçlüğüyle 13 sayı farka çıkan maçın periyod arasında sorduğum soruydu.
Taraftar takıma küs, maça ilgi önceki maçlara göre azdı , hatta soğuk bir hava vardı salonda. Maç başladı taraftar maça giremedi takım hücümda etkili ama 3 çeyrekte 30 sayı atan Greer'ı tutamıyor ve bir türlü öne geçemiydu derken 3.çeyreğin sonunda 16-2'lik seri yapan Kazan maçı kopardı denmeye hatta bazı akıllılar trafiğe kalmamak için salondan ayrılmaya başlamıştı. Öyle ya zaten 6 sayı altında yenmek bile gruptan elenmemizi sağlayacakken fark bir anda 13 sayıya çıkmıştı.
4.Çeyrek balşadı son bir umut saldırdık , Vidmar'ın oyuna girmesiyle ve savunmada ki etkiliyici performansıyla maça ortak olduk , hücümda Ukiç'in kurduğu her hücümda etkili olduk Greer'in hücüm faulünü vermeyen hakemin asistiyle yediğimiz üçlük canımızı yaksada olmayacak oldu 2 sayı gerideyken 26 saniye kala faul yaptığımız Wilkinson'ın 0/2 atmasıyla şans doğdu , mucizeler devam etti emir'in girmeyen topu Ukiç'de canlandı ve son saniyeyle maçı uzatmaya götürüp 6 sayı fark için yeni bir umut doğdu ve baskı artık Kazan'a geçmişti.
Uzatma'nın başında da ortada bir oyun vardı Greer gene oyuna girmeye , takımını oynatmaya çalışıyordu ama Bogdanoviç'İn hücümları , Vidmar'ın savunmaı buna izin vermiyordu. Maç avaz avaz bağırırken size geliyordum diye o aptal hataları yapmaya başladık. Spahija kenarda faul yapmayın derken farkı 9 sayıya çıkarmamaıza rağmen süreyi durdurup Kazan'ı oyunda tuttuk derken Gist'in o saçma sapan top kaybı geldi ve her şey'i batıran adam olmasına o gece salonda olan Basketbol Tanrıları izin vermedi.
Dün gece her şeyini kaybetmek üzere olan Bandırma Kırmızıya yenilmiş , Kupadan elenmiş , oyuncularını kadro dışı bırakmış ,en önemlisi kendine olan inancını yitirmiş olan bir takımın geri dönüşünü izledik
İsterseniz peri masalı , isterseniz mucize, isterseniz Hollywood Senaryosu olarak adlandırın tek gerçek var ki dün son periyodu ve uzatmaları izleyen Milyonların maç bittikten sonra uzun süre ritim bozukluğu yaşadığı ve hafızalardan silinmeyecek bir maça tanıklık ettikleriydi.
Bu maçı buraya getiren adam için ayrı bir pragraf açılmalıydı; Mirsad Türkcan. Kariyerinin son döneminde geçirdiği uzun sakatlık sonrası eski Mirsad olmasada her zaman güvenebilceğiniz "Mehmetcik Basri" yüreği ortaya sonuna kadar koyan adam. Dün maç giderken Arena'ya kanını akıtan ve maçı belki de turu getiren adam . Ne kadar gurur duysak az çünkü bizde Mirsad var.
24 Şubat 2012 Cuma
13 Şubat 2012 Pazartesi
9 Şubat 2012 Perşembe
GSMP:65- Fenerbahçe:81 Bu Fark Üfleyerek Sönmez
Maçtan önceki en önemli konu koç Dikeoulakos'un Zane mi Cappy mi tercihiydi.Forumlarda çokca tartıştığımız bi konuydu bu ve koçun doğru karar verdiği ortaya çıktı.
Geçen hafta Caferağa'da Penny ve Angel 5 faulle oyun dışında kalınca takımın skor sıkıntısı ortaya çıkmıştı. Angel'da Penny'de oyun tarzları gereği, top kapma çabaları, temastan kaçınmayan savunmalarıyla faul yapabilme potansiyelli oyuncular işte bu yüzden Cappy transferi çok önemliydi.
Maça gelicek olursak;
Öncelikle Kraliçelere tebrikler, 10000 kişi önünde eze eze ezeli rakibini yenen kraliçeleri. Maçın başından sonuna kadar disiplinden kopmadık , maçın kontrolü her saniye elimizdeydi bunda Birsel ve Koçun hakkı teslim edilmeli.
0/6 üçlük can sıkıntısı olsa da maç boyunca sadece 6 üçlük denemesi ne kadar disiplin çerçevesinde oynadığımızın ispatıdır.
Maçtan önce yapılan sohbetlerde herkesin ortak olduğu tek bir konu vardı ribaundlar. Fenerbahçe ribaundu aldığında (özellikle kısalar aldığında) Avrupa'Nın açıkara en iyi hücuma çıkan takımı, dünde bunu gördük.
Oyuncularımızın hepsi çok değerli yüksek hücüm yüzdeysiyle oynayan kaptan Nevriye, takımı harika yöneten Birsel, aldığı çok kısa sürede kendini gösteren Nevin , GSMP'ın etkili uzunlarıyla çarpışan İvana ama Angel için bir paragraf açmak gerekiyor bence.
Günün birinde geçen sene çevirdikleri dalavereler için Hacettepe'ye teşekkür etmek istiyorum. Eminim onlar düşünmemişti Angel gibi bir mücizeyi o kısa zamanda takıma getirebileceğimizi. İlk geldiği gün dediği gibi devir artık onun devri. Güce dengeyi getiren seçilmiş kişi o. Herkesden bir el yüksekte , herkesden bir kaç adım hızlı, ilerde ve açıkçası Barcelona sistem takımındaki Messi karşılığıdır Angel Fenerbahçe sisteminde.
GSMP 2 yıldır var gücüyle bu şubeye yükleniyor ama anlayamadıkları, anlasalarda ellerinden gelmeyen yegane nokta biz Birsel , Esmeral , Nevriye gibi yıldız yerlilerle oynarken onlar Işıl ve Baharla oynuyorlar hatta Tuğba Palazoğlu'Na yol gösteriyorlar.Bunun sıkıntısını ligden daha fazla ev sahipliğini üstlendikleri Euroleague Final 8 maçlarında daha fazla hissedecekler. Büyük ihtimal rakibimiz olacakları için büyük bir hezimet daha yaşamaları kaçınılmaz gözüküyor bu aşamada.
Sonuç olarak Kraliçelerimiz bir kez daha onurlandırdı bizi, takım olmanın ödülünü aldılar bir kez daha.Keşke Kadın Basketbol şubemizin yaratıcısı Aziz Başkan'da olabilseydi dün Kraliçelerin yanında.
Geçen hafta Caferağa'da Penny ve Angel 5 faulle oyun dışında kalınca takımın skor sıkıntısı ortaya çıkmıştı. Angel'da Penny'de oyun tarzları gereği, top kapma çabaları, temastan kaçınmayan savunmalarıyla faul yapabilme potansiyelli oyuncular işte bu yüzden Cappy transferi çok önemliydi.
Maça gelicek olursak;
Öncelikle Kraliçelere tebrikler, 10000 kişi önünde eze eze ezeli rakibini yenen kraliçeleri. Maçın başından sonuna kadar disiplinden kopmadık , maçın kontrolü her saniye elimizdeydi bunda Birsel ve Koçun hakkı teslim edilmeli.
0/6 üçlük can sıkıntısı olsa da maç boyunca sadece 6 üçlük denemesi ne kadar disiplin çerçevesinde oynadığımızın ispatıdır.
Maçtan önce yapılan sohbetlerde herkesin ortak olduğu tek bir konu vardı ribaundlar. Fenerbahçe ribaundu aldığında (özellikle kısalar aldığında) Avrupa'Nın açıkara en iyi hücuma çıkan takımı, dünde bunu gördük.
Oyuncularımızın hepsi çok değerli yüksek hücüm yüzdeysiyle oynayan kaptan Nevriye, takımı harika yöneten Birsel, aldığı çok kısa sürede kendini gösteren Nevin , GSMP'ın etkili uzunlarıyla çarpışan İvana ama Angel için bir paragraf açmak gerekiyor bence.
Günün birinde geçen sene çevirdikleri dalavereler için Hacettepe'ye teşekkür etmek istiyorum. Eminim onlar düşünmemişti Angel gibi bir mücizeyi o kısa zamanda takıma getirebileceğimizi. İlk geldiği gün dediği gibi devir artık onun devri. Güce dengeyi getiren seçilmiş kişi o. Herkesden bir el yüksekte , herkesden bir kaç adım hızlı, ilerde ve açıkçası Barcelona sistem takımındaki Messi karşılığıdır Angel Fenerbahçe sisteminde.
GSMP 2 yıldır var gücüyle bu şubeye yükleniyor ama anlayamadıkları, anlasalarda ellerinden gelmeyen yegane nokta biz Birsel , Esmeral , Nevriye gibi yıldız yerlilerle oynarken onlar Işıl ve Baharla oynuyorlar hatta Tuğba Palazoğlu'Na yol gösteriyorlar.Bunun sıkıntısını ligden daha fazla ev sahipliğini üstlendikleri Euroleague Final 8 maçlarında daha fazla hissedecekler. Büyük ihtimal rakibimiz olacakları için büyük bir hezimet daha yaşamaları kaçınılmaz gözüküyor bu aşamada.
Sonuç olarak Kraliçelerimiz bir kez daha onurlandırdı bizi, takım olmanın ödülünü aldılar bir kez daha.Keşke Kadın Basketbol şubemizin yaratıcısı Aziz Başkan'da olabilseydi dün Kraliçelerin yanında.
7 Şubat 2012 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
