26 Ağustos 2010 Perşembe

Avrupa Ligine Geri Sayım

Maçların başlamasına saatler kaldı.

İlk maç Helsinki'yi evinde 2-0'la geçen Beşiktaş oynayacak. 2-0 gibi büyük bir avantajla gidiyor olması bir yana ilk maçta görüldü ki Helsinki'de Beşiktaş'a karşılık verebilcek bir güç yok. Beşiktaş turun açık ara favorisi.Bol gollü bir maç bekliyorum.

DAha sonra Trabzonspor evinde Liverpool'u konuk edicek. İlk maçta Onur'un müthiş performansıyla 1-0 yenik kapattılar ama tur için umutlular. (Umut demişken Fransa'dan teklif alıyormuş bence açsınlar önünü , Jaja ve Teofilo varken çok fazla forma şansı bulamayacağı aşikar).Şenol Güneş'e çok güveniyor Trabzonlular, haklılar da.Trabzon'un en büyük avantajıdır Şenol Güneş ve bu güven.Glowacki'nin yokluğu aranıcaktır şüphesiz. Liverpool eksiklerle de gelse Liverpool'dur bu kadar hafife alınmalarını çok anlamıyorum dikkatli olup 1-0'ında Trabzon için bir şans olduğu unutulmamalı yoksa ters tepebilir haftalardır oluşan bu gaz.

Fenerbahçe-Paok maçı ise elemelerde gecenin belki de en gergin maçı olacak. Paok tribünlerinin ilk maçta ortamı gereksiz yere germeleri sonucu bu maçta büyük bir sinir harbi içinde gecicektir, tribünlerde gereksiz bir öfke var Fenerbahçe'nin en büyük dezavantajı bu gözüküyor maç öncesinde. Fenerbahçe'nin taraftarına bu maçta çok ihtiyacı var ama tribünle uğraşan değil takımı destekleyen taraftara umarım yanılırım ve Fenerbahçe taraftarı Paok'lularla uğraşmak yerine sahaya verir kendini.

Saha içine geçersek Volkan Demirel'in sakatlığı canımızı sıksa da Mert kalesinde bana güven veriyor.Stoch,Alex ve Niang üçlüsü ilk kez bu maça 11'de başlıyor. İdeal 11'e en çok yaklaştığımız maç bu olacak ve Paok'u farklı bir şekilde geçiceğimizi umuyorum.

Galatasaray ise ilk maçta kaybettiği avantajını almaya çalışacak ama Kewell'ın yokluğunda hiç kolay olmayacak.

Michael Jordan vs Kobe Bryant


Bizim neslin bir çok ferdi gibi "Majesteleri"nin benim içinde yeri apayrıdır. NBA TV'de ESPN Classic'de aynı maçları defalarca izlemek bile büyük bir zevktir.

Kobe Bryant ise özellikle son 3 yılda ki aşmış performansıyla , ligi domine edip her istediğinde bu ligin en iyi oyuncusu benim mesajını vermesiyle birlikte artık iyiden iyiye Majesteleri'nin koltuğuna göz dikmektedir.

Bu bağlamda ikilinin istatistiklerini karşılaştırmak gerekirse;




İstatistiklere bakıldığında Jordan'ın oyunu çok daha yönlü oynadığı bunu da yılın en iyi defans oyuncusu ödülüye taçlandırdığı bir kariyer gerçeği var.

Tabii ki Jordan zamanlarıyla şimdi oynanan basketbol çok farklı, kurallar daha farklı, sistemler daha farklı bu yüzden bu istatistikler tabii ki kesin bir dille Jordan daha iyidir diyemez, daha doğrusu ikisini karşılaştırmanın şartlar açısından imkansız olduğu bir gerçek.

Bir basketbolsever olarak Kobe'yi Jordan'la kıyaslamak hem Majestelerine hemde Kobe'ye haksızlık olduğunu düşünüyorum. Majesteleri'de Kobe'de basketbolseverler için bir şanstır.En iyisi bu boş tartışmaları bırakıp ,koltuğunuza yaslanın ve yıllar sonra çocuklarınıza anlatacağınız Kobe Bryant hikayeleri için bu yılların tadını çıkarın.

16 Ağustos 2010 Pazartesi

Süper Lig Sponsor Rezaleti



Süper Toto Süper Lig başladı ama görüldüğü gibi ne taraftar, ne futbolcular,ne transferi bitiremeyen idareciler hazırlar. Bunlar aslında her sene yaşanan bilindik hikayeler alışılmadık olan ise Turkcell'İn ani bir kararla çekildiği 10 takımın ligin ilk haftasında forma reklamsız oynaması.
Aslında aldıkları para senelik yarım milyon dolar gibi Futbol Dünyası için komik bir ücret ama ona bile sponsor bulunamıyor.
Endüstriyel Futbol'a karşıyız reklam almıyoruz deseler çıkıp önlerinde saygıyla eğilirdim ama klübe sponsor olcak bulamayan yöneticiler neden o koltukta otururlar anlamak güç.

4 Ağustos 2010 Çarşamba

Jovetic 6-7 Ay Yok

Geçen hafta City'nin 30 Milyon Euro'luk teklifini reddeden Fiorentina için daha kötüsü olamazdı heralde. Antremanda dizi dönen Karadğlı oyuncunun Şubattan öne sahalara dönmesi çok zor.

Aykut Kocaman Bereketi


Yaşanabilcek en kötü senaryoyla kaybettiğini ligin üstüne, yabancı forvet hala alınamamışken, oynanan oyun hala istenilen düzeyde değilken, hala takımda Fenerbahçe isminin altında çalışacak kalitede oyuncular varken dahası tarihler Ağustosu gösterirken satışa çıkarılan yaklaşık 32000 biletin tükenmesi bir tek Aykut Kocaman faktöryle açıklanabilir.

3 Ağustos 2010 Salı

Heat'in lRüyası Gerçek Oldu

http://zetspor.blogspot.com/2010/06/heatin-ruyas.html'de bahsetmiştim pat Rİley'Nin rüyasından. Olmaz denilen oldu ve NBA'in en iyi 3 oyuncusundan 2'si (10 oyuncusundan 3'ü ) en verimli dönemlerinde bir araya geldi.

Konuşulan fakat beklenmedik bir olaydı. Kimse Ego'su bu kadar yüksek olan LeBron'un Wade'in takımına katılıcağını beklemiyordu. Bu olay Wade'i ne kadar yücelttiyse LeBron'dan da o kadar götürücektir.

Bu 3 Süperstar'ın aynı takımda nasıl oynayacağı soru işareti olurken, hepsinin de karakterlerini düşündüğümüzde pek bir sorun olucağını düşünmüyorum. Kevin Garnett Celtics'in bir parçası olduysa her oyuncu yüzük(ler) için egolarından vazgeçebilir.

Wade'de Lebron'da eğlenmeyi seven ama aynı zamanda başarı kazanmak için hırsları olan oyuncular , işin eğlence boyutu onları bir arada tutarken kazanma hırsları sayesinde de başarı gelecektir. Heat şimdiden NBa 2010/11 sezonunun en büyük favorisi.

Transfer İçin Geç Mi Kalındı?

Malum Dünya Kupası,Avrupa Şampiyonası yüzünden sonu çift rakamlı yıllarda transfer yapmak zordur. Bu sadece Fenerbahçe için değil tüm dünyada geçerlidir.

Hedeflediğiniz kalbur üstü oyuncular zaten bu turnuvalarda mücadele ederken iyi performans gösterirlerse fiyatlarını katlarlar oyuncuyu ikna etsenizbile klübünü ikna etmek zorlaşır. Kupadan önce 7-8 Milyon Euro'ya mal olabilcek Gyan ,kupadan sonra (ki 3golünün 2si penaltıdan geldi) fiyatını 2'ye katlayabiliyor, bir diğer seçenekte oyuncunun kötü performansında ise bizim gibi yabancı sınırlaması olan ülkeler için oyuncuya 2.bir şans verilemeyeceğinden ötürü vazgeçilir.

Evet Şampiyonlar ligi ön elemesi oynuyoruz fakat Young Boys bizim Gökhan Ünal'la geçemeyeceğimiz bir takım değil kaldı ki ilk maç 2 asistle oynadı.

Evet ligin başmasına artık 10 gün kaldı ama hangi takımın transferi bitti. Her yönetici en iyisini almak için uğraşır Fenerbahçe'nin bu sene en faydalasını almakiçin çabaladığını biliyoruz. Robbie Keane, Pavlyuchenko gibi isimler alınabilir ve Beşiktaş yanlışına düşülebilir ama bugün zorla yaratılmaya çalışılan kaos ortamı yaşanmaz gün kurtarılmış olurdu.

Evet Şampiyonlar Ligi Play-off'larına 2 hafta kaldı ama rakiplerinden hangisi transferi bitirdi ki?

31 Ağustos'a kadar şu andaki kadro bir kaç kez güncellenecek gerek gidecek gerekse yeni katılcak isimlerle çok daha Aykut Kocaman Fenerbahçe'si izleyeceğimize eminim.

1 Ağustos 2010 Pazar

Nevin Yanıt Avrupa Şampiyonu


Rarışı anı geldikçe bende de heyean artıyordu. Giderken hedefim madalya almak diye giden Nevin eğer dediğini başarabilirse Türkiye ilk defa bir Avrupa Şampiyonasında 2 madalya birden almış olucaktı.
Dediğini fazlasıyla yaptı, bu sene katıldığı tüm yarışları kazanan ve formunun zirvesinde olan Nevin 12,63'le hem kendisine ait olan Türkiye rekorunu geliştidi hem de altın madalya alarak kendisini Diamond League'e çağırmayanlara selam yolladı.
Tebrikler Uçan Kız Nevin ! Türkiye gibi atletizm'in yokları oynadığı ama Olimpiyat düzenlemek için her 4 yılda bir çırpınan bir ülkede bir çok gence örnek olman dileğiyle...

Young Boys:2 - Fenerbahçe : 2





Daha maç başlar başlamaz n'oluyoruz dedik ve kalemizde 1 dakikada 2 gol pozisyonu gördük. Tamam ilk şok geçer demeye kalmadan ilk atağımızda harika paslaşmalarla orta sahadan ileri çıkan Emre'yle golü bulduk (daha sonra gene bir atakta Emre'yi pozisyona sokmaları bunun çalışılmış bir organizasyon golü olduğu gösterip değerini arttırıyordu.) ama sorun devam ediyordu. Futbolcular maça konstanre değildi. Maçtan 1 gün önceki antremanda sunni çimin azizliğine kurban giden İlhan Eker'i çok aradık diyebilirim.


Savunma'nın ortasında Bekir ve Bilica'nın uyumsuzluğuna Önder'İn amatörlükleri ve Andre Santos'un oyuna kendini vermeyişi, Cristian'In yokları oynayışı sonucu Young Boys'un garip fuboluna yağ sürüyordu.


Degen'in muhteşem oyununu göz ardı etmemek lazım geçen sene Lille maçlarındaki Hazard etkisi yaptı resmen.


Gol bağıra bağıra geliyorum derken çok basit bir şekilde yediğimiz gole cevabımız Stoch'dan geldi. Önce Gökhan'ı savunmanın arkasına kaçıran Stoch pozisyona devam edip ceza sahası dışından harika bir şut çıkararak belki de turu getien golü attı.


43.dakika da kazım kazımlığını konuşturdu ve takımını 10 kişi bıraktı . bu da yetmezmis gibi maç sonunda ki rahat cevapları eminim bir çok kişinin sinirini bozmuştur. Ben Aykut Hoca'nın Kazım'a daha fazla katlanıcağını düşünmüyorum.


Atlamamak gerekir ki maçın en kritik hamlesi Aykut Hoca'dan geldi. Sol kanattan akın akın gelen degen'i durdurmak için kademeye geç giren ve sarı kartı bulunan Bekir'le Bilica'nın yerini değiştirerek rakibi biraz olsun yavaşlattı.


2.Yarıda 10 kişi kalan Fenerbahçe neredeyse rakibinin üstüne hiç gitmedi. Young Boys'da çabalarının karşılığını 89'da Selçuk'dan aldı. Galatasaray maçında 14.dakika'da oyundan atılan Selçuk bu maçta 'da oyuna girdikten kısa bir süre sonra penaltı yaptırdı. Yorumsuz !


Maçla ilgili olumlu yönde akılda kalanlar: Volkan Demirel'in ve Stoch'Un muhteşem oyunu.


Bir de Ajax'ın evinde Paok'la 1-1 berabere kalması.


Çarşamba Kadıköy'de taraftarıyla buluşucak Fenerbahçe'yi merakla bekliyorum.

Fenerbahçe 2010/11 Formaları










Efsane Çubuklu: Tabii ki olmazsa olmaz bu sene çubukları formanın arkasına da yaymışlar isimleri okumak zor olsada Futbolcuları 1 Km öteden tanıyan benim gibi manyaklar için pek sorun teşkil etmese gerek :) . Bunun dışında Fenerbahçe'Nin yarıştığı 9 dalı simgelemesi için çubukların eni inceltilmiş ve 9 parça sığdırılmış.








Fenerbahçe Güneşi: Öncelikle Abduşşah Kiğılı'ya bir Teşekkürler bu forma için o kadar güzel bir renk seçilmiş ve Fenerbahçe ambleminden yayılan ışıklar gösterilerek sembolize edilmiş uzun zamandır gördüğüm en güzel forma. SAtışların %70'ininde bu forma olduğu düşünülürse başarı ödüllendirilmiş gibi druyor. Adidas daha fazla üretmeli.











Kaleci: Kanarya formanın lacivert'i olarak satışa sunulmuş. Renk olarak gene çok güzel. Dünya da gördüğüm en güzel kaleci formalarından.





Kanarya Forma: Renk olarak tanıdık bir renk Beyaz ama göğüs kısmında olan Fenerbahçe amblemi ve yanında duran kanarya kanatları formayı özelleştiriyor. Her zaman ki gibi beyaz forma çok şık.


Palamut Forma: Fenerbahçe taraftarı'nın yıllardır direttiği Palamut'u nihayet kullandık ve yeşil forma'Yı bağıra bağıra aldık. Üzerindeki lazer işleme geçen seneki Füme formayla aynı fakat yeşil çok ayrı bir hava katmış. Satışa sunulmadığı için yakından görme şansım olmadı bunun için takımın CL'de son 16'ya kalması için duacıyız. :)

Genel olarak bütün formalar birbirinden güzel ve hepsi arşivlik. Umarım bu güzel formalarla çok güzel bir sezon geçiririz.

Gurbet Kupası: Fenerbahçe : 1 Galatasaray : 0


Maçın başlama düdüğüyle birlikte garip bir Alman Hakem izledik aslında. Bir hazırık maçında maçın önüne bu kadar çıkan bir hakem daha görmedim.


İki takımında 11'er kişi oyndığı 15 dakika da ortada etkili atakların olduğu bir oyun yoktu. Selçuğ'un yaptığı amatör haraketi Alman Hakem profosyonelce düşünmeden cezalandırdı ve Fenerbahçe için belki de olabilcek en iyi hazırlık maçı oldu.(tabi bu yazıyı Young Boys maçından sonra yazmamın etkisi büyük :) ).


10 Kişi kaldıktan sonra Aykut Hoca Fenerbahçe'nin yıllardır en iyi yaptığı işi savunmayı geride kurarak rakibi sahasında kapanarak beklemeyi seçti ve cılız Galatasaray atakları başladı. Özellikle Bekir sağ bekte Arda'ya adım attırmadı , Arda ayağına aldığı her topta içeri yönelmek ve tehlikeli alandan uzaklaşmak zorunda kaldı.Bu maçta gösterdi ki Bekir sağ bekte Önder'den çok daha fazla katkı sağlıyor .

Daha sonra olmayan bir şey oldu Fenerbahçe müthiş bir kontra-atak golü buldu Andre SAntos'la. Cristian orta saha'da kazandığı topla dikine çok güzel bir koşu ve milimetrik bir hesapla çok iyi bir pas vererek golun hazırlayacısı oldu ve güzel oyununu asist'Le süsledi. Tabii ki golde Andre SAntos'un müthiş çalımları ve olağanüstü şutunun hakkını vermek lazım. Sahi bu adam normal bir gol atmaz mı?


Daha sonra yanan meşaleler , hakemin içeri gitmesi vs 1o dakika bir bekleyiş ve ilk yarının sonu.


İkinci yarı'nın ilk yarı'dan farkı Rİjkard'ın artık tüm riskleri alması oldu. Galatasaray çok daha fazla adamla ve daha etkili şekilde geldi Fenerbaçe kalesine ama golü bulamadılar ve Fenerbahçe 75 dakika 10 kişi oynadığı bir Galatasaray maçını da 1-0 kazandı.




Stoch için ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Evet çok yararlı bir transfer olduğunu söylemiştim ama uzun zamandır Fenerbahçe'de böylesine etkili,dikine oynayan ve süratli bir futbolcu görmemiştim ; Özlemişim.
Br söz de organizasyonu düzenleyenlere. Evet çok güzel bir fikir bu iki takımı Almanya pazarına sokup rekabetin etinden sütünden faydalanmak bunu geleneksel hale getirip kupayı'da tek parça yaparlarsa sonraki yıllar için daha güzel maçlar izleyebiliriz.

Hazırlık Maçları Sonrası





Evet hazırlık maçları yoğun tempoda geçen antremanlar sonrası yapılıyor, bir tespit yapmak için çok da doğru ortam değil ama öyle göze batan yanlışlar var ki görmemek için kör olunmalı.


İlk hazırlık maçında AZ Karşısında Volkan Babacan'ın saçma sapan oyunu dışında aslında fena bir görüntü çizmedi takım. Caner sol bekte oynadığı ilk maçta takımın Emre'yle birlikte en iyisi olarak göze çarptı. Yorulana kadar yaptığı driblinglere oldukça etkiliydi.


KOnuşmak için erken de olsa İlhan Eker beni hayal kırıklığına uğrattı. Zamanlaması oldukça kötü ve yavaş kaldığı için bir çok pozisyona , faule neden oldu.Etkisizdi.


Topa sahip olduğumuz maçta etkili pozisyona girememek oldukça can sıkıcı. Yaratıcı futbolcu eksikliği eldekininde verimsizliği yüzünden pozisyona giremedik. Forvet sorununa değinmek bile istemiyorum Semih tel tel dökülürken Gökhan'da sahada yokları oynuyor.


Daha sona izlerken bu kadr sinirlendiğimi hatırlamadığım bir FC Köln maçı oynandı. Evet takım ilk yarı 3 gol yemiş olabilir bir hazırlık maçı der geçersiniz ama sahaya çıkmış 11 futbolcuda ki saygısızlık sıkıyor insanaın canını. Aykut Hoca'nın çözmesi gereken en öneml sorun belki de takımda ki bu boşvermişlik,rahatlık.


Maçın bizim için tek artısı Stoch'un futboluunu yavas yavas gözümüze sokması oldu diyebilirim.